İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.10.2017 tarihli, 2017/230 Esas ve 2017/842 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi için tek bir somut delilin olmadığına, kapalı alan oluşturulduğunun ve ruhsata aykırı inşaat yapıldığının sabit olduğuna, sanık hakkında mahkumiyet ilamının onanmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamı, yapı tatil zaptı, keşif ve bilirkişi raporu karşısında onaylı mimar projesine aykırı olarak ana gayrimenkulün ortak yerler kapsamına giren bölümünde 22 ve 23 nolu dükkanların ön bahçe cephesinde kapalı alan oluşturularak içerisinde lokanta servis alanı yapmak suretiyle 22 ve 23 nolu bağımsız bölümlere 88,92 m'lik yeni bir alan kazandırılması, yapılan ilave işlerin, ruhsatına ve eki onaylı mimari projesine aykırı olduğu, suça konu fiilin 184/1 maddesindeki bina tanımı niteliğinde olduğu ve bina niteliğinde olması sebebiyle sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Yapı tatil zaptında belirtilen şekilde 60 metrekarelik alanın sabit profil ile üzerinin kapatıldığı anlaşılmış ise de; işyeri öncephelerine bitişik bir konumda sağ yan cephelerinin tuğla duvar ile kapatıldığı, sol yan cephesinin 1,80 m. yükseklikte duvar ve duvar üzerinin camekanla kapatıldığı, ön cephesinin ise açılır kapanabilir rulo şeklinde naylon çadır branda ile kapatıldığının anlaşılmasına göre oluşturulan kapalı alanın 3194 Sayılı Yasanın 5 inci maddesi uyarınca bina niteliğinde olmadığı, yapının bina niteliğinde olduğuna dair bilirkişi açıklamasının dosya kapsamı, olay yeri fotoğrafları ile yerleşik yargı uygulama ve içtihatlarına da uygun olmaması nedeniyle bilirkişi görüşlerine itibar edilmediği şeklindeki gerekçeyle sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyetine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm kaldırılarak, sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.

A. Katılan Vekilinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, yapının bina niteliğinde olmadığı dikkate alındığında sanık hakkında beraat kararı verilmesinde, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara Batı 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.