TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ: Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 inci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/198 Esas, 2016/455 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mühür bozma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beraat kararları verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği; sanığa atılı suç sübut bulduğundan cezalandırılması yerine verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden;
1. Sanığın yargılama konusu mühür bozma eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 203 üncü maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 inci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.05.2016 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 09.05.2018 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/198 Esas, 2016/455 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2016/198 Esas, 2016/455 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.