Davalı karşı davacı ...'in davasının reddine, davacıkarşı davalı Hazinenin davasının kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı karşı davacı ...'in davasının reddine, davacı karşı davalı Hazinenin davasının kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "Dava konusu 2415 parsel sayılı taşınmazın halen malik hanesi boş olup, taşınmaz hakkında sicil oluşmadığına ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi uyarınca gerçek maliki belirleme görevi ile malik hanesini doldurma görevi Kadastro Mahkemesi'ne ait olduğuna göre, uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ve yetkili Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esası hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gereğine değinilmiştir.

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince "jeodezi bilirkişisinin raporunda 1956,1969,1975,1978,1987,1990 yıllarına ait hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazda herhangi bir yapının bulunmadığı ve tarımsal faaliyetin yapılmadığı; ancak 2009 tarihli hava fotoğrafında dava konusu taşınmaz üzerinde evin mevcut olduğu, dava konusu taşınmazın imar ihyası tamamlanmış bahçe görünümünde olduğunun bildirildiği, dolayısıyla 20 yıl süreyle zilyetlik şartının sağlanmadığı anlaşılarak davalı karşı davacı ...'in davasının reddine, davacı karşı davalı Hazine vekilinin davasının kabulüne" karar verilmiştir. Davacı-karşı davalı Hazine vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.

Dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı karşı davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple; davacı karşı davalı Hazine vekili yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.