Zincirleme basit zimmet suçundan mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olan ve vekilinin 02.06.2020 havale tarihli katılma talebi karara bağlanmayan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında, aynı Kanun'un 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak kamu davasına katılan olarak KABULÜNE karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Dairemizin 15.10.2019 tarihli ve 2015/6467 Esas, 2019/9749 sayılı Kararı ile bozulan ve aleyhe temyiz bulunmayan 11.07.2012 tarihli hükümde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmaması kazanılmış hak niteliğinde olduğundan anılan noksanlık bozma nedeni sayılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizin 15.10.2019 tarihli ve 2015/6467 Esas, 2019/9749 sayılı Kararı ile bozulan ilk hükmün sanık tarafından temyiz edilmiş olmasına nazaran, usuli kazanılmış hak nedeniyle sanık hakkında infazı gereken cezanın 2 yıl 1 ay hapis ve 20.820 TL adli para cezası olarak belirlenmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken sonuç cezanın bu miktar üzerinden belirlenmesi,
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasa'nın 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin dördüncü paragrafının "Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı öncesi İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edildiğinden usuli kazanılmış hak teşkil eden cezası nazara alınarak, 1412 sayılı Kanun'un 326/son madde ve fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak sanığın infaz edilmesi gereken sonuç cezasının 2 yıl 1 ay hapis ve 20.820 TL adli para cezası olarak belirlenmesine," şeklinde değiştirilmesi ile hüküm fıkrasına "Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 8.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Hazineye verilmesine," ibaresinin ilave edilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.