TCK'nın 155/2,62,52/4,53 maddeleri gereğince mahkumiyet.
Güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Ruhsat sahibi ... olan .... plakalı araç ... tarafından haricen ...'a satılmış, ... tarafından kullanılırken araç arıza yapmış ve ... tarafından ...'ya ait tamirhaneye bırakılmış, bu tamirhanede ve tamirhane önündeki cadde üzerinde yaklaşık 3 yıl süre ile arızalı aksamları sökülmüş olarak bekletilip daha sonra sanığa ait işyerine çekici ile getirilmiş, sanık tarafından araç üzerinde yapılan inceleme sonucu gerekli malzemeler belirlenip aracı gönderen ...'ya bildirilmesine rağmen yaklaşık 6 ay boyunca araç ile ilgilenen olmamış ve daha sonra ... tarafından çekici ile başka bir tamirhaneye sevki sağlanmıştır. Bu sürede araç üzerinde İzmir 5 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/31 D.iş sayılı dosyası ile yapılan tespitte mevcut arızanın giderilmesi için gerekli olan malzemeler ile bunların değerleri ve işçilik ücretleri belirlenmiştir. Sanığa atılı olan eylem kendisine tamir için bırakılan aracın parçalarının teslim amacı dışında kendisi veya üçüncü bir şahsın menfaatine olarak kullanılmasıdır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayda; katılanlar tarafından araca ait hangi parçaların eksik olduğu bildirilmediği gibi dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporunda da araçta bulunması gerekirken bulunmayan parçaların nelerden ibaret olduğu ve bu parçaların sanık tarafından alındığının tespit edilememesi dikkate alındığında; sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından, sanığın beraati yerine yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 16/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.