Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 103/3-c maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli, 2015/300 Esas, 2015/564 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan beraat kararı verilmiştir.

2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bozma görüşü içeren Tebliğnamesi ile dosya daireye tevdi edilmiştir.

A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği

Atılı suçun sübut bulduğuna ve sair nedenlerden ötürü sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılanın Temyiz İsteği
Özetle katılan mağdurenin iftira atmasını gerektirir bir sebep olmadığına, tanıkların sanığın akrabası olduğuna ve sair nedenlerden ötürü sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Onama gerekçesi doğrultusunda bozma görüşü içeren Tebliğnameye iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2015 tarihli, 2015/300 Esas, 2015/564 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ve katılan tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ve katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.05.2024 tarihinde karar verildi.