Sanık hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli ve 2014/112 Esas, 2015/106 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık hakkında, çocuğun cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten önceki 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109/1, 109/3.f, 109/5 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası tayin edilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediğine, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümlerde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.10.2015 tarihli kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.