Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.

Olay tarihinde hakkında arama kaydı bulunan başka bir şahısla ilgili yapılan ihbar üzerine, kolluk görevlilerince durdurulan araçta bulunan sanığın, halasının oğlu adına düzenlenmiş üzerinde kendisinin fotoğrafının bulunduğu suça konu nüfus cüzdanını kolluk görevlilerine ibraz ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın savunması, suça konu nüfus cüzdanının aldatma kabiliyetini haiz olduğuna dair uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı itibarıyla eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

A. Tebliğname Yönünden
Suça konu nüfus cüzdanına ilişkin düzenlenen uzmanlık raporu, tüm dosya kapsamı ve suça konu belgenin aldatıcılık niteliğini haiz olduğuna dair Heyet gözlemi karşısında eksik araştırma nedeniyle bozma isteyen Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden

1. Uzmanlık raporu, tüm dosya kapsamı ve suça konu nüfus cüzdanı üzerinde heyetçe yapılan gözlemde belgenin aldatıcılık niteliği bulunduğu anlaşılmakla, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Tekerrüre esas alınan Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/71 Esas ve 2015/114 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrasındaki mala zarar verme suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, sanık hakkında tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı Mahkemesinden sorularak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipleri ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2016 tarihli ve 2016/319 esas, 2016/552 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.