Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.06.2016 tarihli ve 2015/468 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 920,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; eksik araştırma ve inceleme ile verilen hükmü temyiz ettiğine, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.
1.Mahkemece; sanığın, www.sahibinden.com isimli internet sitesinde farklı isimlerle sahte ilanlar verdiği, bu ilanları gören katılanı klima ve bilgisayar göndereceği konusunda kandırdığı, katılanın toplam 460,00 TL parayı sanığa gönderdiği, böylece atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, dekont, internet ilanı vb. belge örnekleri, kurumların cevabi yazıları, katılanın beyanı, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.
A. Tebliğname Yönünden
Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 08.03.2016 tarihinde 2016/53 D.İş sayılı karar ile celse açılarak, sanık hakkında çıkarılan yakalama emrinin infazı ile yakalama emri ve eklerinin sanığın yüzüne karşı okunduğunun, iddianamenin yakalama emrine ekli olduğunun ve sanığın da bu iddianame doğrultusunda savunma yaptığının anlaşılması karşısında, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Sanığın Temyizi Yönünden
1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünün (B) kısmında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.