Mahkûmiyet

Sanık ...'in yüzüne karşı verilen hükümde temyiz süresinin Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca 1 hafta olduğu gözetilmeksizin hatalı şekilde 15 gün olarak belirtilmek suretiyle yasa yoluna başvuru süresi konusunda tereddüt yaratılması karşısında, sanığın temyiz talebinin de süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2014 tarihli ve 2013/233 Esas, 2014/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.10.2014 tarihli ve 2013/233 Esas, 2014/347 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/19431 Esas, 2017/20814 Karar sayılı kararı ile sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanunu'un 253 ve 254 üncü madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu nedeniyle bozulmasına, karar verilmiştir.

3. Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2017/574 Esas, 2019/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası,62 nci, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın bozulmasına, ilişkindir.

1. Sanığın temyiz dışı sanık ...'le katılanın kapı zilini çalarak çekilişten kendilerine çamaşır makinası, buzdolabı, bulaşık makinası ve televizyon çıktığını, ancak bu hediyeleri alabilmeleri için 400,00 TL para vermesi gerektiğini katılana söyledikleri, katılanın paralarının olmadığını söylemesi üzerine özürlü kızı katılan ...'ın kolundaki 2 adet ve takriben 2,000.00 TL değerindeki bileziği saklayacağız diyerek almak suretiyle haksız menfaat temin ettikleri yönünde üzerine atılı suçu işledikleri iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.

3. Uzlaştırma işleminin uygulandığı ancak katılanın kabul etmemesi üzerine uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.

4. Mahkemece sanığın savunması, katılanın beyanı, fotoğraf ve teşhis tuatanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanık hakkında sübut bulan dolandırıcılık suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.

1. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması hususu ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın ve sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2017/574 Esas, 2019/76 Karar sayılı kararında sanık ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.

Hükme iştirak eden Başkan Vekili ...'ün 30.08.2024 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin beşinci fıkrasına istinaden düşülen işbu şerhin altı imzalanmıştır.