Davanın reddine
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan tapu iptali ve tescil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili ... ilçesi ...Beldesinde bulunan 104 ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki 16 nolu meskenlerin orman olmadığı iddiası ile davalı ... İdaresine karşı orman kadastrosu tespitine itiraz ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; "dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 320/1 inci maddesi kapsamında duruşma yapılmaksızın karar verebilecek nitelikte olduğu görülmekle; davacı dava dilekçesi ile; dava konusu Tekirdağ ili ... ilçesi ...Beldesinde bulunan 104 ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki 16 nolu meskenlerin orman olmadığı iddiası ile davalı ... İdaresine karşı orman kadastrosu tespitine itiraz ve tescil isteğiyle mahkememize dava açmıştır. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 7 nci maddesindeki “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tespiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince davaya konu taşınmazın bulunduğu yerde 2005 yılında orman kadastrosu yapıldığı görülmektedir. Sözü edilen yasa maddesinde "her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır" hükmü karşısında daha önce o yerde arazi kadastrosu yapılmış olup olmadığına bakılmaksızın tüm taşınmazların ormanlarla müşterek sınırının tayini orman kadastro komisyonlarınca yapılması yasa gereğidir. 6831 sayılı Kanun'un 11/1 inci maddesi gereğince orman kadastrosuna itiraz davasına bakma görevi kadastro mahkemesine, bu davanın sonucuna göre tapu kaydının iptaline ya da iptal edilmemesine karar verme görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Kadastro mahkemelerinin kesinleşen ve tapuya tescil edilen taşınmazların tapu kaydını iptal etme veya etmeme veya on yıllık hak düşürücü süreden dolayı davayı reddetme görev ve yetkisi bulunmamaktadır. O halde, kadastro mahkemesince yapılacak iş: Orman Kadastrosuna itiraz davası yönünden davanın esasına girilerek taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını yöntemine göre araştırmak ve toplanacak delilerin sonucuna göre orman kadastrosu davasını esas yönünden karara bağlamak, tescil davası yönünden de davaya bakma görevi asliye hukuk mahkemesine ait olduğundan görevsizliğe karar vermekten ibarettir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında doğrudan doğruya resen gözetilmesi gerekir. Bu nedenlerle Orman Kadastrosuna itiraz davasına Mahkememiz tarafından bakılmakta olup tescil yönünden mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.'' şeklindedir. Mahkememizin yukarıda esas numarasına kayıt edilen dava duruşmasında davacı beyanında 94 nolu orman kadastro kararının kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tapu iptal ve tescil talebi yönünden tefrik edilerek Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı ile Mahkememize gelen talebin, tapu kayıtları incelendiğinde konusu bulunmadığı, dava konusu taşınmazın mülkiyetinin zaten davacıya ait olduğu" gerekçesi ile davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davanın dosya üzerinden karar verilecek türden olması ve davalı vekilin katkısı dikkate alındığında davalı İdare lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı ... İdaresi vekili tarafından "davanın dosya üzerinden karar verilecek türden olması ve davalı vekilin katkısı dikkate alındığında davalı idare lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına- dair kısmının bozulmasına" karar verilmesi talebiyle temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçe dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.