Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/583 Esas, 2015/483 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık hakkında, cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-1.cümle ve 62. madde uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Süre tutum dilekçesinden ibarettir.
B. Sanık Müdafinin Temyiz İsteği
Sanığın suç kastı olmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
Olayın intikal şekli, kolluk tutanakları, katılan mağdure beyanları ve tüm dosya içeriğine göre; sanığın olay tarihinde on yedi yaşındaki katılan mağdurenin göğüslerini ellemekten ibaret eyleminin mevcut haliyle 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde düzenlenen sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu nazara alınarak mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kırklareli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli kararına yönelik katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.