Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY OLGULAR
Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/239 Esas, 2015/272 Karar sayılı kararı ile; sanığın kalfa olarak çalıştığı eczaneye müşteri olarak gelen mağdureye yaşını sorduğu, 15-16 yaşında gösterdiğini söylediği, sırasıyla mağdurenin göğsünü ve kalçasını ellediği, dudağından öptüğü, mağdureye hitaben sabaha kadar yalnızım yarın sabaha kadar tek başınayım yanıma gel dediği şeklinde kabul edilen olayda çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Mağdurenin annesinin ifadelerinin duyuma dayalı olduğunu, mağdurenin ve annesinin duruşmalara katılmadıklarını, kamera görüntüleri çözüm tutanağında yapılan tespitle sanığın iddianameye konu eylemlerinin farklılık gösterdiğini, bu şekilde yoruma açık olan görüntülere göre hüküm kurulamayacağını, mağdure ve annesinin hazırlık aşamasında uzlaşma teklifini kabul ettiklerini, bu nedenle davaya konu iddiaların tazminat isteme gibi başka sebeplerle ileri sürülmüş olabileceğini, mağdure ve ailesinin intikalden sonra tatillerine devam ettiklerini, görüntülerde sanığın mağdureye yönelik bir dokunmasının olmadığını, aksi düşünülse dahi tek başına öpme eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığını, mağdure ve annesinin şikayetten vazgeçme taleplerinin usulüne uygun olmayan şekilde alındığını ve değerlendirilmediğini, sanığın dükkanda bulunan kameralardan haberdar olması nedeniyle böyle bir eylemi gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
Mağdurenin beyanı, savunma, kamera görüntüleri ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Manavgat 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2015 tarihli ve 2015/239 Esas, 2015/272 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.