Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2017 tarihli ve 2016/586 Esas, 2017/499 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca verilen 10 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği, savunma hakkının kısıtlandığına, suç sübut bulmasına rağmen verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın taşınmazı içerisinde ruhsata aykırı asma kat ve merdiven yapmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmü kaldırılarak yapılan imalatın taşıyıcı sistemi olumsuz etkilemediği kabul edilerek unsurları oluşmayan suçtan beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, yapılan keşif sonucunda alınan 08.08.2017 tarihli bilirkişi raporu ve ekinde yapılan imalatların bina niteliğinde olmadığı belirtildiğinden incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 17. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.