Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY OLGULAR
1.Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/370 Esas, 2016/619 Karar sayılı kararı ile; sanığın üzerine kayıtlı hattan katılan mağdurenin kullanmakta olduğu telefona "Gulum telefonu acincA beni caldir seni ararim senden hoslandim gulum aksam telefonu. Acik olsun suanda calisiyom.", "Gulum aksam ariycam saat onda cünku mesaideyim telefonun acik olsun lutfen" ve "Musait oldugun zaman beni caldir ben seni ararim" mesajlarını gönderdiği şeklinde kabul edilen olayda cinsel taciz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca tayin edilen 7 ay 15 gün hapis cezasının aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4.500 Türk Lirasına çevrilmesine karar verilmiştir.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sebep bildirmeksizin kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
1.Dosya kapsamındaki mesaj içeriklerinden söz konusu mesajların tanıdık birine gönderilmiş olabileceği sonucuna ulaşılması, sanık ile katılan mağdure arasında yaş farkı bulunması, sanığın talimat duruşmasında iş yerine yakın bir internet kafede garson olarak çalışan Kenan isimli bir şahsın baldızı olan Fadime isimli kişiyle akşam saatlerinde Kenan'ın cep telefonundan görüştüğünü, Fadime'ye mesaj göndermek için Kenan'ın hattına mesaj attığını, Kenan'ın telefon numarasının başlangıç kısmını 0536 yerine 0534 yazması nedeniyle mesajların katılan mağdurenin kullanmakta olduğu hatta gönderildiğini, bu şahısların evlerini gösterebileceğini beyan etmesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanığın savunmasında bildirdiği 0536 ile başlayan telefon numarasına ait suç tarihlerindeki kayıtlar getirilip, ifadelerinde ismi geçen Kenan ve Fadime'ye sanık tarafından bildirilen cep telefonu numarasından ya da ev adreslerinin yer gösterme suretiyle tespiti ile ulaşılarak sanığın savunmasındaki telefon numarasının Kenan'a ait olup olmadığı, bu numaranın sanıkla mesajlaşmak maksadıyla Fadime tarafından kullanılıp kullanılmadığı sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Mahkemenin kabulüne göre; karar başlığında 14.02.2016-17.02.2016 olması gereken suç tarihinin 17.02.2016 olarak yazılması, katılan mağdure Melisa'nın katılan küçük olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bolu 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2016/370 Esas, 2016/619 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden; hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.