Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2018 tarihli ve 2017/104 Esas, 2018/310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak düşme kararı verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği, eksik inceleme ile karar verildiğine ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın taşınmazın zemin katı üzerine birinci ve ikinci katı çıkmak suretiyle imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak yapı kayıt belgesi alındığından düşme kararı verilerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

1. Dosya kapsamında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16 ncı maddesi doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan alınan Yapı Kayıt Belgesi bulunması ve düşme kararı verilmiş olması karşısında, vekalet ücretine hükmedilmemesine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde incelenen dava dosyası içeriğine göre hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziosmanpaşa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.