İstinaf başvurusunun kabulüne
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü, Köyönü mevkiinde kain 23.300 m2 yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazın hisse maliki olduğunu, sahibi olduğu bu taşınmazına bitişik ve takriben 20.631,18 m2'den ibaret tarla vasıflı taşınmaz üzerinde kadimden beridir, kazasız ve aralıksız olarak arpa, buğday, nohut, mercimek ekerek istifade ettiğini, 1990 yılında yürütülen kadastro tespit çalışmaları sırasında tarafına ait olan bu taşınmazın her nasılsa tapulama dışı bırakıldığını, ... köyünde yürütülen kadastro çalışmalarının 07.04.1990 tarihinde kesinleştiğini, kadastro tespitlerinden sonra aradan geçen 25 yıl boyunca söz konusu yere bil fiil zilyet olduğunu ve bu yeri düzenli olarak ekip biçmek yoluyla taşınmazdan istifade etmeye devam ettiğini, bu yerle başka da hiç kimsenin ilgi ve alakasının olmadığını belirtmiş, bu nedenle malik ve tasarrufunda bulunan ve takriben 20.631,18 m2'den ibaret tarla vasıflı taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " Mahkememizce keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi beyanları incelendiğinde, dava konusu taşınmazın davacıların babasına ait olduğu, kendilerine babaları olan müteveffa ...'tan kaldığı, dava konusu taşınmazı müteveffa babalarının ekip biçtiğini belirtmiş olduklar anlaşılmıştır. Gelen yazı cevapları, yapılan keşif, celp edilen bilirkişi raporları ve dinlenen mahalli bilirkişi beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın müteveffa ...'a ait olduğu, bu kişinin ölümüyle birlikte bu taşınmazın davacılara kaldığı ve davacıların ekip biçtiği, yine yapılan inceleme ve araştırma neticesinde dava konusu taşınmazın tarım arazisi olduğu, fiilen taşınmazda tarımsal faaliyet yapıldığı ve kuru tarla şartlarında hububat ve baklagil bitkilerinin yetiştirilebileceği, ayrıca taşınmazların susuz kültür tarım arazisi olduğu, kullanıma elverişli olan 2. ve 3. sınıf arazisi vasfında olduğunu, müteveffa ...'ın tarla vasıflı taşınmaz üzerinde kazasız, nizasız ve aralıksız olarak, tarlayı ekip biçerek istifade ettiği" gerekçesi ile davanın kabulü ile Diyarbakır ili ... ilçesi ... mahallesinde kain bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 19.844,90 m2 taşınmazın ve (B) harfi ile gösterilen 1.679,856 m2 taşınmazın davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davalı Hazine, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 1990 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığı, teknik bilirkişinin 29.05.2018 tarihli raporunda ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 19844,90 m²lik taşınmaz bölümünün öncesi taşlık arazi iken taşlarının toplanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarım arazisine dönüştürüldüğü, incelenen 1984 ve 2002 tarihli hava fotoğraflarıyla da bu hususun teyit edildiği, dava gününe kadar müteveffa davacı ... yararına (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü üzerinde edinme koşullarının oluştuğu, bu taşınmaz hakkındaki Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalıların bu bölüme yönelik istinaf istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak aynı tarihli teknik bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 1.679,856 m2 lik taşınmaz bölümünün ise 1971,1984 ve 2002 tarihli hava fotoğraflarında taşlık olduğu, dava tarihinden geriye doğru 20 yıllık zaman dilimi içerisinde imar ihyasının yapılmadığı, halen üzerinde tarımsal faaliyetin bulunmadığı bu haliyle müteveffa davacı ... yararına edinme koşulları oluşmadığı halde Mahkemece bu bölüm hakkında da kabul kararı verilmiş olması isabetsiz ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmasına, taşınmaz bölümlerinin 3402 sayılı Kanun'un uygulaması sırasında tescil harici bırakıldığı ve bahsi geçen Yasa'nın dolu pafta sistemini esas alması karşısında tescil harici bırakılma işleminin de özünde bir kadastro işlemi olduğu" belirtilerek istinaf başvurularının kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, Diyarbakır ili ... ilçesi ... mahallesinde kain bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 19.844,90 m2 taşınmazın davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 1.679,856 m2 taşınmaz hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı ... İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davalı ... İdanesi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.