Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Gaz. Dergi Basım AŞ. aleyhine 17/03/2009 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 31/01/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davalı cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında, davaya konu yazıdaki olgular nedeniyle davacının Adalet Bakanlığı'na şikayet edilmiş olduğunu belirterek, haberin görünür gerçeğe uygun olduğunu savunmuştur. Mahkemece, bu konuda bir araştırma ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı biçimde karar verilmiştir. Karar, bu bakımdan yerinde görülmemiştir. Davacı hakkında bir soruşturma yapılıp yapılmadığının araştırılması ve sonucuna göre hukuka aykırılığın değerlendirilmesi gerekir. Hüküm, açıklanan nedenle yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA; bozma nedenine göre davacının tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının ise incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 17/12/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)

Dava, basın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan tazminat davasıdır.
Uyuşmazlık, TMSF tarafından el konulan yayın organının TMSF tarafından daha sonra 6183 sayılı Yasa hükümlerine göre ve cebri icra yolu ile "haciz, rehin ve benzeri mükellefiyetlerinden ARİ olarak teslim edilecektir." hükmünüde içeren açık ihale ile satılması sonucu yayın organını ihale ile satın alan yeni malikin satın alma tarihinden önceki olaylardan kaynaklanan alacak ve tazminat davalarından sorumlu tutulup tutulamayacağı hususundan kaynaklanmaktadır.
Dairemizin sayın çoğunluğu, 5187 sayılı Yasanın 13/2. maddesindeki "zararı doğuran fiilin işlenmesinden sonra yayının her ne suretle olursa olsun devredilmesi, başka bir yayınla birleştirilmesi veya sahibi olan gerçek veya tüzel kişinin herhangi bir suretle değişmesi halinde, yayını devir alan gerçek ve tüzel kişiler, tazminattan 1 ve 2. fıkrada sayılanlarla birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar." düzenlemesine göre yayın organını TMSF'den ihale ile yapılan satış sonucu alan yeni malikin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını kabul etmektedir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin karar düzeltme talebi üzerine 28/5/2007 tarih 2007/8291 Esas 2007/11054 Karar sayılı bozma kararında da belirtildiği gibi 5187 sayılı Yasanın 13/2. maddesi serbest irade ile yapılan her türlü devir işlemleri ile ilgili olup, somut olayımızda uygulanması söz konusu olamaz.
Zira, öncelikle yeni malik bu yeri TMSF'den aldığına göre eski malikin yeni malike herhangi bir devir ve temliki yoktur. Sayın çoğunluğun dayandığı 5187 sayılı Kanunun 13/2. maddesindeki düzenleme, eski malik ile yeni malik arasındaki devir ve temliklerle ilgilidir. Eski malikin davaya konu yayın organına TMSF'nin el koyması yeni malike ilişkin intikal yönünden illiyeti kesen bir işlemdir. Bunun sonucu olarak 5187 sayılı Yasanın 13/2. maddesindeki düzenlemeye göre olsa olsa sorumluluk eski malikin davaya konu yayın organına el koyan TMSF'ye düşer. Zira, TMSF yayın organına el koymakla yayın organının tüm aktif ve pasiflerinin sorumluluğunu yüklenmiştir. Dolayısıyla açıklanan nedenlerden dolayı TMSF'den davaya konu yayın organını satın alan yeni malikin satın almadan önceki tarihlerdeki fiillerden dolayı tazminatla sorumlu tutulması doğru değildir. Yeni malikin pasif davalı olma husumet ehliyeti yoktur.
Diğer yandan yeni malik, davaya konu yayın organını TMSF'nin açık ihale yolu ile satışından "haciz, rehin ve benzeri mükellefiyetlerden ARİ olarak" satın aldığından ve bu şartnameye göre satın alma bedelini belirleyip teklifte bulunduğundan bu yöndende satın alma tarihinden önceki fiillerden dolayı sorumlu tutulması satış şartnamesine göre de mümkün değildir.

Sonuç olarak, TMSF'den davaya konu olan yayın organını satın alan yeni malikin satın alma tarihinden önceki fiillerden kaynaklanan alacak ve tazminatlardan sorumlu tutulması doğru değildir. Açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
Bu nedenlerle sayın çoğunluğun görüşlerine katılmıyorum. 17/12/2012