Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir.
Mahkeme, davanın kısmen kabulüne, Ek karar ile de süresinde nisbi temyiz harcını yatırmayan davalı vekilinin temyiz isteminin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, asıl hüküm ve ek karar yönünden temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden; “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Temyiz harç ve giderlerinin eksik ödenmiş veya hiç ödenmemiş olduğunun sonradan anlaşılmış bulunması halinde, karar veren Hakim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde tamamlanması veya ödenmesi, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.”
Mahkemece, Dairemizin geri çevirme kararı doğrultusunda nisbi temyiz harcının yatırılması için davalı vekiline muhtıra tebliğine rağmen süresinde harcın ikmal edilmemesi nedeniyle davalının temyiz talebinin, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434 maddesi uyarınca reddine ilişkin ek kararın yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz talebinin REDDİNE,
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.