Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre sanığın, aynı anda yaralama suçlarını da işlediği ve bu suçların uzlaşma kapsamı dışında oldukları gözetilerek dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen tehdit eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Sanık hakkında temel cezanın 6 ay hapis olarak belirlendiği halde 1 yıl olarak yazılıp, uygulamanın 6 ay üzerinden yapılması,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; hüküm fıkrasında yer alan 1 yıl ibaresinin 6 ay olarak DÜZELTİLMESİNE ve doğru olan sonuç cezanın 2240 TL olarak bırakılmasına, başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA, 15/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.