Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ... ... ... Prodüksiyon Yayıncılık Tic Aş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirket ile davalılardan ... arasında ........2001 tarihinde ... albüm için ve ... yıl süreli sözleşme imzalandığını, ........2001 tarihinde imzalanan sözleşmenin süresi söz konusu sözleşmeye ek olarak imzalanan ....03.2004 tarihli sözleşme ile ........2006 tarihine kadar uzatıldığını ve aynı ek sözleşme ile ....albümün davalı ... tarafından ........2005 tarihine kadar ... edilerek, davacı şirket tarafından piyasaya çıkarılacağının kararlaştırıldığını, ancak davalı ...'nin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle davacı şirket tarafından davalı borçlu ... aleyhinde tazminat davası açıldığını, ... .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2006/314 esas ve 2011/370 karar sayılı ilamı ile davacı şirket lehine tazminat alacağının hükme bağlandığını, bunun üzerine davacı şirket tarafından ... .... ... Müdürlüğünde 2012/872 esas sayılı takip dosyası ile borçlu ... aleyhinde takip başlatıldığını, takip sırasında davalı borçlunun ikamet ettiği bir dairenin haczi gerçekleştirilmiş ise de, davalı borçlunun haczedilen mallarının değerinin borç miktarını karşılamaya yeterli olmadığını ve ...'nin üzerine kayıtlı başka haczi kabil mal bulunmadığının anlaşıldığını,
bunun yanında diğer davalı ...'nin haczedilen menkuller üzerinde istihkak iddiasında bulunduğunu, davalı borçlu ...'nin mesleği ve çalışmaları gereği kazandığı miktar göz önüne alındığında borcunu karşılamaya yetecek miktarda mal varlığı olmaması ve borçlarını ödemekte aciz halde olması hususunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm bunların yanında borçlunun çalışmayan ve geliri bulunmayan ev hanımı ablası ...'nin üzerinde kayıtlı birçok gayrimenkul olduğunu, hal böyle iken ...'nin alacaklılarından mal kaçırmak kastıyla kazancının neredeyse tamamıyla aldığı taşınmazları tapuda ablasının adına tescil ettirdiğinin açık olduğu, dava konusu olan taşınmazların tesciline ilişkin tasarruf işlemi davacıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı yapılmış olduğundan İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince davalı ... adına yapılan tasarrufların iptaline karar verilmesi gerektiğini iddia etmiş ve bedelinin ... tarafından ödenerek, ablası diğer davalı ... adına tescil edilen taşınmazlarla ilgili tasarrufun iptali doğrultusunda karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili ve Davalı ... vekili'nin cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını, davalı ... ile diğer davalı ... arasında kardeşlik dışında hiçbir bağın mevcut bulunmadığını ve ...'nin hiçbir şekilde ... ile mal varlığı finansmanı veya karşılıklı devir ilişkisi içinde bulunmadığını, diğer yandan İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılan tasarrufun iptali davasının koşullarının oluşmadığını, zira davacının davasını ikame ederken elinde kesinleşmiş bir alacak, doğmuş bir borç ve aciz vesikası mevcut olmadığını, diğer yandan tasarrufun iptali davası ile ilgili olarak hak düşürücü sürenin geçtiğini beyan ederek, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; taşınmazların hiçbirinin ... ile ilgisi olmadığı, ... tarafından da diğer davalı ...'ye bir satış ve devir işleminin de bulunmadığı, bu nedenle davalılar arasında iptale konu edilebilecek bir tasarrufun da olmadığı, iptal davasına konu olabilecek bir tasarrufun varlığı kabul edilse dahi, İİK nın 277.maddesindeki dava şartlarının oluşmadığı, dava tarihinde kesinleşmiş bir alacağın bulunmadığı, Davalı borçlu ... aleyhinde yukarıda incelenen ... ....Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemesinin ilgili
kararına dayanılarak ........2012 tarihinde takip yapılmış ise de, takibe konu ilam ....09.2013 tarihinde yani takipten sonra kesinleştiği, tasarruf işleminin takibe konu borcun doğumundan sonra yapılması gerekmekte olduğu, akit tabloları incelendiğinde, davalı ... adına yapılmış olan satışların tümünün takip tarihi ile ... .... Fikri ve Sınai Hukuk mahkemesinin ilgili kararın kesinleşmesinden önce yapıldığı, İİK 277.maddesi gereğince tasarrufun iptali davasının açılabilmesi için borçlu hakkında aciz vesikasının alınması gerektiği, dosyada geçerli bir aciz vesikası olmadığı, İİK 280.maddesi gereğince işlemin gerçekleştiği tarihten itibaren ... yıl içinde borçlu aleyhine alacaklının haciz veya iflas yoluyla takipte bulunulmuş olması gerektiği, ... ... mahallesi, 716 ada, 44 parselde kayıtlı taşınmazda ... nolu bağımsız bölümün davalı ... adına ....03.2004 tarihinde tescil edildiği göz önüne alındığında, tasarruf tarihinden itibaren ... yıllık hak düşürücü sürenin de geçmiş olduğu, tüm kanıtlar değerlendirildiğinde; davalılar arasında iptale konu edilebilecek bir tasarrufun bulunmaması, tasarrufun olduğu kabul edilse bile İİK 277.maddesindeki dava koşullarının oluşmaması ve yine İİK 280.maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçmiş bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.227 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
...-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dava konusu ... ... mahallesi, 716 ada, 44 parselde kayıtlı taşınmazda ... nolu bağımsız bölüm ile ilgili takip ve davanın açılması borcun doğumundan sonra olmakla birlikte İİK 280.maddesi son cümlesi ve 284.maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçmiş bulunmasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
...- Mahkemece yazılı gerekçelerle (4217/...-... Bağ. Böl. ve 380/206-... Bağ. Böl. yönünden) davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç ileri sürülüşe ve dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Nam-ı müstear, adını herhangi bir nedenle gizli tutmak isteyen bir kişinin, sözleşmeyi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Diğer bir ifade ile alacaklıdan mal kaçırmak isteyen borçlunun kendi adını gizli tutarak hukuki işlemi kendi hesabına, başka bir kişiye yaptırmasıdır. Somut olayda davacı, borçlu ...'nin alacaklılardan mal
kaçırmak için bedelini ödeyerek satın aldığı taşınmazı ekonomik gücü olmayan kardeşi ....kişi ... adına tapuda tescil ettirdiğini ileri sürerek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Mahkemenin gerekçesinde; dava konusu alacağın ... .... Fikri ve Sınai Hukuk mahkemesinin 2006/314 E- 2011/370 K. sayılı ilamına dayandığı, ilamın kesinleşme tarihinin ise tapudaki tasarruf işlemlerinden sonra olduğu gösterilmiş ise de ilamın dayanağı davacı ile davalı borçlu ... arasında imzalanan ........2001 tarihli sözleşme olup, dolayısıyla alacağın doğumunun tasarruftan önce olduğu ve bu taşınmazların satın alım tarihlerine göre ... takibinin süresinde yapıldığı, haciz tutanağı düzenlendiği İİK. 105 md. uyarınca aciz halinin varlığının kabulü gerekir. Bu nedenle davacının iddiası çerçevesinde dosyaya getirilen bilgi ve belgeler değerlendirilerek gayrımenkullerin ... adına tescili tarihinde davalı ... nin bu taşınmazların gerçek değerlerine göre satın almaya ekonomik gücünün yeterli olup olmadığı nam-ı müstear hususunun Mahkemece değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.

Yukarıda ... nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ... nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine ....03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.