HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi

Nakil aracının iadesine dair hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan vekilinin temyiz istemi, münhasıran nakil aracının müsaderesi talebine hasren olup, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanık ...'in idaresindeki, diğer sanık ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araçta, Gaziantep 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2016/482 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, farklı markalarda 360 paket sigara, 20 paket nargile tütünü, 18 adet ... marka sallama çay, 10 adet 450 gr'lık ... marka çay, farklı markalarda 500 adet ilaç, 86 adet cinsel ilaç, 5 adet cinsel sprey ve 8 adet cep telefonu ele geçirilmiş olup sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

Ele geçen gümrük kaçağı eşyalar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve eşyaların gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Nakil aracının ... adına kayıtlı, 1976 model ... marka otomobil olduğu görülmüştür.

Katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğine göre temyiz isteminin yalnızca araç müsaderesine hasren olduğu anlaşılmakla yalnızca bu yönden inceleme yapılmış olup, suçta kullanılan nakil aracında ele geçirilen eşyaların nakil aracının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat bulunmadığı ve suça konu eşyaların gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının maddi değeri gözetildiğinde müsadere edilmemesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.