Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli, 2015/180 Esas, 2015/339 Karar sayılı kararı ile sanığın, önceden tanıdığı katılan mağdureyi yolda durdurarak kolundan tutup bir ağacın altına götürdüğü, burada katılan mağdureyi öpmeye çalıştığı, ayrıca bu olayı annene babana söylersen seni öldüreceğim
dediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.

A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdurenin sanığa iftira atmasını gerektirecek bir durumun bulunmadığına, ayrıca olaydan sonra psikolojisinin de bozulmuş olduğuna, katılan mağdurenin istikrarlı ve değişmeyen beyanı karşısında sanığın üzerine atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken beraatine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Mağdurenin beyanları doğrultusunda sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine yöneliktir.

Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan mağdure vekilinin temyiz istekleri yerinde görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.