İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, 934 parsel kayıtlı taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın kaydında 23.02.2005 tarihli ve 267 yevmiye numarası ile diğer davalı lehine ipotek tesis edildiğini, dava konusu taşınmazın en son yapılan orman tahdit sınırları içinde yer almasına rağmen tapuda davalı adına tarla vasfı ile tescil edildiğini ancak kesinleşmiş orman sınırı içinde kaldığını ve tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığını belirterek, orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptalini, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını, taşınmazın üzerine tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "28.05.2020 tarihli rapor dosya kapsamına uygun bulunmakla rapora itibar edilmiş, dava konusu Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, (eski 934 parsel) 519 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 10.810,43 m2 olduğu, davalı yerde imar planı bulunmadığı, 1944 yılında yapılan 3116 sayılı Orman Kanununa göre orman tahdidi uygulaması ve aynı yerde 23.07.1999 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı orman kanunu ile değişik 2/B madde uygulamasına göre yapılmış orman tahdit haritasında orman sınırları içerisinde kaldığı, öncesinin ve fiili durumunun da orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılması karşısında ormanların hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamayacağı kuralı gözetilerek davanın kabulüyle dava konusu taşınmazın 10.810,43 m2 lik kısmının tapusunun iptali ile, orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmaz üzerine konulu ipoteğin dava tarihinden sonraki bir tarih olan 14.12.2018 tarihinde kaldırıldığı anlaşıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" gerekçesi ile davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın 10.810,43 m2 lik kısmının davalı ... adına kayıtlı tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükmün davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "dava konusu Muğla İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 519 ada 1 (eski 934) parsel sayılı taşınmazın 1944 yılında kesinleşen ve 3116 sayılı Kanuna saya göre yapılan orman kadastrosuna göre kesinleşen orman tahdidi içerisinde kaldığı, 23/07/1999 tarihinde kesinleşen 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamasına göre orman tahdit sınırları içerisinde bırakıldığı, öncesinin ve fiili durumunun orman olduğu, üzerinde kızılçam ağaçları bulunduğu, dört tarafının ormanla çevrili olduğu ve özel mülkiyete konu olamayacağı anlaşıldığından, bu yönüyle davalı ...'a yönelik davanın kabulüne dair mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu" belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usûl ve Kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.