Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli, 2017/695 Esas, 2019/346 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak düşme kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Katılan vekilinin temyiz isteği, suçun sübut bulduğuna ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın taşınmazına yaptığı yapının bina niteliğinde olmadığı kabul edilerek beraat kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanığın eyleminin kapalı alan kazanmaya yönelik olduğu kabul edilerek İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararı kaldırılarak; yapı kayıt belgesi alındığından bahisle düşme kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

1. Dosya kapsamında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16 ncı maddesi doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan alınan Yapı Kayıt Belgesi bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde incelenen dava dosyası içeriğine göre hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ödemiş Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.