Sanık ... hakkında kurulan hüküm açısından; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.

Katılan sanık ... hakkında kurulan hüküm açısından; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiş olup, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Mut 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli, 2015/747 Esas, 2016/344 Karar sayılı kararı ile katılan sanık ...'in, olay tarihinde uzaktan akrabası ve orta derecede mentar retardasyon olan mağdureye sarıldığı ve mağdurenin omzuna ve göğüslerine dokunduğu şeklinde gerçekleştiği kabul edilen eylemleri nedeniyle cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/1-1. cümle, 102/3-a, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan sanığın beyanlarının samimi olduğuna, mağdurenin soyut beyanı dışında hiçbir delilin bulunmadığına, mağdurenin beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğine, alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine sanık ... hakkında yapılan tahrik indiriminin hukuka aykırı olduğuna yöneliktir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Dair Karar Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak katılanlar vekilinin kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına Dair Karar Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Mut 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliği ile ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.