Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 2008 yılı Temmuz ayı içerisinde uzun yol şöförü olarak işi başladığını, davacının 12 Temmuz 2010 tarihinde tüm kanuni haklarının ödenmesi konusunda ihtarname çektiğini, son maaşının 700,00 TL sini iş yeri adına C... K.tan 02.08.2010 tarihinde eksik olarak aldığını ve başkaca para verilmeyeceğinin belirtildiğini, davacının davalı iş yerinden eksik ödenen Mayıs ayı maaşının 460,00 TL si ve Haziran ayı maaşının 510,00 TL si kaldığını, davalı iş yerinin davacının çekmiş olduğu ihtarnameye karşılık tarafını haklı çıkarabilmek amacıyla 19.07.2010 düzenleme tarihli ihtarname çektiğini, ihtarnamenin içeriğinin kesinlikle gerçekleri belirtmediğini, sonuç olarak davacının çalışma ücretinin eksik ödendiğini, neredeyse günlük yirmidört saat çalışmış olmasına rağmen fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini, haksız olarak işten derhal çıkartıldığı için ihbar tazminatının ödenmediğini, iki yıllık çalışmanın karşılığı kıdem tazminatının ödenmediği ve yıllık izin ücretlerinin ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı alacağı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ile fazla mesai ve ücret alacağının ödenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Taraflar arasında, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık vardır.
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence haklı sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı işveren ise iş sözleşmesinin devamsızlık sebebi ile haklı sebeple feshedildiğini, davacının işe davet edilmesine rağmen gelmediğini savunmuştur. 19.07.2010 tarihli ihtarname ile davalı işveren, davacının 12.07.2010 tarihinden itibaren işe gelmediğini, ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç gün içinde işe dönmesi istemiştir. Dosya içeriğine göre, davacının bahsi geçen günlerde işe gelmediği, davalı işverinin iş sözleşmesinin feshedilmediğine ilişkin işe davetine rağmen işe başlamadığı sabittir. Bu durumda iş sözleşmesinin davalı işverence haklı olarak feshedildiğinin kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece yazılı gerekçe ile anılan isteğin kabulü hatalıdır.

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.