Düşme
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/1190 Esas, 2018/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca verilen 10 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararı ile sanık hakkında düşme kararı verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, suçun sübut bulduğuna ve lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında ruhsat almadan bina yaptığı kabul edilerek imar kirliliğine neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet kararı kaldırılarak yapı kayıt belgesi alındığından düşme kararı verilmiştir.
Gerekçeli karar başlığından suç tarihinin 23.08.2017 yerine 2017 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir hata olarak kabul edilmiştir.
1. Dosya kapsamında 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16 ncı maddesi doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan alınan Yapı Kayıt Belgesi bulunması ve düşme kararı verilmiş olması karşısında, vekalet ücretine hükmedilmemesinde yasaya aykırılık görülmediğinden Mahkemenin takdir ve gerekçesinde incelenen dava dosyası içeriğine göre hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.