İstinaf başvurusunun esastan reddi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı dava dilekçesinde; Erzurum ili ...ilçesi ... Köyü 101 ada 151 parselde kayıtlı olan taşınmazın kendisine dedelerinden kalmış olduğunu belirterek, orman olan vasfının iptal edilmesini ve kendi adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Orman İdaresi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Erzurum ili ...ilçesi ... Mahallesi 101 ada 151 nolu parselin tutağın kadastro kaydında herhangi bir hukuka aykırılığın olmadığını, dava konusu taşınmazın eğiminin çok yüksek olduğunu, meşe ve orman türünde ağaların bulunduğunu, eylemli orman vasfında olduğunu davacılar tarafından orman vasfının zamanla yok edildiğini, Anayasanın amir hükmü gereğince ormanların özel mülkiyete konu olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davacının dava konusu elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazın tamamının, kendi adına tescilini talep ettiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 25 ve 26 ncı maddeleri doğrultusunda mahkeme tarafından davacının talepleriyle bağlı olunduğu ve davacının dava dilekçesinde kendi adına tescil edilmesini istemesi karşısında davacının bir dava şartı olan aktif husumet ehliyetinin araştırılmasını gerektirdiği, keşif esnasında mahalli bilirkişilerin anlatımıyla davaya konu olan taşınmazın tereke malı olduğu, herhangi bir fiili taksimat yapılmamasının anlaşılmış olması karşısında davacının yargılama esnasında tamamlanması mümkün olmayan bir dava şartı eksikliği ile dava açtığının görülmesi üzerine açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebi esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.