İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli, 2019/66 Esas ve 2019/1557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırarak sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmesi suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz istemi; kararın yerinde olmadığına, söz konusu yapının bina özelliği taşıdığına, sabit yapı olduğuna ruhsat gerektirdiğine, sanığın cezalandırılması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığa ait işyeri adresinde zemin katlı yapının çekme mesafesine 167,50 metrekare çelik konstriksiyon yapıldığının tespit edildiği, yapının imar kirliliği yaratacak bina niteliğinde olduğu belirlenerek sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
3194 Sayılı İmar Kanun'un 5 inci maddesinde bina kavramı, "Kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme ve dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılardır." biçiminde tanımlanmış olup, bu şekilde 5237 Sayılı TCK'nın 184/1 inci maddesi ile de yapı ruhsatiyesi olmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapmak veya yaptırmak suç olarak düzenlenmiş olup, 12.10.2018 tarihli Yapı Tatil Tutanağı ve yaptırılan bilirkişi raporu içeriğine göre; sanığın işletmesinin önüne çekme mesafesine tek katlı profil iskeletli çelik konstrüksiyondan önü açık yapı yapma eyleminin İmar Kanun'un 32 nci maddesi ve devamı maddeleri kapsamında idari yaptırımı gerektirebileceği, dolayısıyla suça konu imalatın bina niteliğinde olmadığı anlaşıldığından unsurları itibariyle oluşmayan suçtan beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyetine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm kaldırılarak, sanığın üzerine atılı suçtan 5271 sayımı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verildiği belirlenmiştir.
A. Katılan Vekilinin Belirttiği Hukuka Aykırılık Nedenleri Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak, yapının bina niteliğinde olmadığı dikkate alındığında sanık hakkında beraat kararı verilmesinde, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. 5271 Sayılı Kanun'un 289 uncu Maddesinde Sayılan Kesin Hukuka Aykırılık Halleri De Gözetilerek Maddi Ceza Hukukuna İlişkin Sair Yönlerden Yapılan İncelemede:
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile maddi ceza hukukuna ilişkin sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.