Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR

1.Sanığın cinsel organını kızı olan katılan mağdurenin kalçasına dokundurduğu, ağzına almasını istediği, göğüslerini ellediği iddiasıyla açılan kamu davasında, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli, 2015/319 Esas, 2015/512 Karar sayılı kararı ile; çocuğun cinsel istismarı suçundan,
5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.06.2019 tarihli ve 14-2016/1791 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin beyanlarının ayrıntılı, açık, net ve çelişkisiz olduğuna, psikolog görüşlerinin de bu durumu doğruladığına, öz babası olan sanığa böyle bir iftirada bulunamasının mümkün olmadığına ve kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

1.Katılan mağdurenin ve katılanın aşamalardaki beyanları, savunma, tanık ifadeleri, rapor, uzman görüşleri ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Onama sebebine göre Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli, 2015/319 Esas, 2015/512 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,20.05.2024 tarihinde karar verildi.