Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2015 tarihli ve 2014/412 Esas, 2015/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 35,62,52,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanık hakkında çok sayıda dava açılmış olup her bir olay için ayrı ayrı ceza verilmesi yerine zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, re'sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

1.Mahkemece; sanığın, www.facebook.com internet sitesinde cep telefonu satış ilanı verdiği ve kargo ile göndermek üzere şikâyetçi ile anlaştığı, şikâyetçinin gelen kargoyu 159,00 TL ödeyerek teslim aldığı ancak gelen paketin içinden gazete çıktığı, pakette gazete olduğunu farketmesi üzerine şikâyetçinin ödediği parayı iade aldığı ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, böylece atılı suçu işlediğinden cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği belirlenmiştir.

3.Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, kargo görevlisince tutulan tutanak, kamera görüntü kayıtları, kurumların cevabi yazıları, şikâyetçinin beyanı, sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

1.Mahkemenin gerekçesine olay ve olgular kısmının (1) numaralı paragrafında yer verildiği üzere mahkûmiyet hükmünün kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamış; 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulamasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların, doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.