Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul Anadolu 54. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2015/19 Esas, 2016/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2. Yerel Mahkeme kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin bozma ilamından sonra, sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği, imalatın bina vasfında olmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç kastının olmadığına, inşaata devam edilmediğine, kamu zararı olmadığına, keşif taleplerinin reddedildiğine, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması talebine vesaire ilişkindir.

Sanığın belirtilen adreste ruhsatsız şekilde 32 x 31 m² ebatlarında su basman seviyesinde temel betonunu döktüğü ve 103 m+ 35 mt uzunluğunda istinat duvarını yapmış olduğu kabul edilerek sanığın imar kirliliğine neden olma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden,
Sanığın savunması, yapı tatil zaptı, keşif ve bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından temyiz isteği yerinde görülmemiştir.

B. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.