5237 sayılı TCK.nun 206/1,62 md. 2 ay 15 gün hapis cezası
765 sayılı TCK.nun 350/1-3,59,81/2. md. 11 ay 20 gün hapis cezası

I)Sanık müdafiinin ”memura yalan beyanda bulunmak” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, işlediği suç nedeniyle yakalandığında kendisi hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla kimliğini ... olarak bildirerek, bu kimlik bilgileriyle yakalama ve üst arama tutanağı ile adli muayene raporu düzenlendiği anlaşılmakla; eylemin, bildirdiği kimlik bilgilerinin gerçekte var olan bir kişiye ait olduğunun belirlenmesi durumunda 5237 sayılı TCY.nın 268/1. maddesi yollamasıyla, 267/1. maddesindeki “iftira” suçunu gerçekte var olmayan kişiye ait olduğunun saptanması halinde ise, aynı Yasanın 206. maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunu oluşturacağı gözetilerek, ...'un gerçek kişi olup olmadığının ibraz edilen kimliğe göre nüfus idaresinden kaydı getirtilip tespiti ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin düşünülmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II)Sanık müdafiinin “sürücü belgesinde sahtecilik” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Sanığın, arkadaşı olan ...'un “kimliğinin yanında bulunduğu sırada jandarma tarafından yakalandığını, sürücü belgesinde herhangi bir tahrifat yapmadığını, kendi fotoğrafını yapıştırmadığını, sadece yanında bulunduğunu” savunması ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 12.03.2007 tarihli raporunda belgenin tümden sahte olarakdüzenlendiği belirtilip sahteciliğin ne surette yapıldığının açıklanmaması karşısında;suça konu sürücü belgesinin verildiği İzmir/Narlıdere Trafik tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, sözkonusu belgenin şubelerince verilip verilmediği, kime verildiği araştırılıp, gerçek kişi ise ... isimli kişi de tanık sıfatı ile dinlenerek, sürücü belgesi üzerindeki fotoğrafın sanığa ait olup olmadığı hususu da saptandıktan sonra sonucuna göre dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.