Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava temerrüt nedeni ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece tahliyeye karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Yasasının 12 ve 13, Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18.maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğin tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
Olayımıza gelince davacı tarafça davalı şirkete gönderilen Beyoğlu 40. Noterliğinin 08/03/2010 tarih ve ... sayılı ihtarnamesi şirketin yetkili çalışanı ... imzasına tebliğ edilmiş ise de yetkili temsilcisinin adreste bulunup bulunmadığı, adreste bulunmadığı halde ise bulunmama nedeni araştırılmamıştır. Bu şekilde yapılan tebligat usulsüzdür. Bu durumda davalıya gönderilen ihtarname usulsüz olarak tebliğ edildiğinden temerrüt olgusunun gerçekleştiğinden bahsedilemez. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.9.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.