İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun vaki itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 01.04.2009 başlangıç tarihli yazılı kira akdine istinaden kira parasının ödenmemesi nedeni ile icra takibi başlatmış olup, borçlu kiracı, kira sözleşmesindeki imzayı inkar etmeksizin “alacaklı olduğunu iddia eden ... ile aramızda hiçbir hukuksal ilişki olmayıp boşluklar doldurularak sözleşme düzenlenmiş ve beni borçlu göstermiştir” diyerek takibe itiraz etmiştir.
Yapılan takipte kiracı borçlu tarafından, kira sözleşmesindeki imzanın açıkça inkar edilmemiş olmasına, davalı kiracının açığa imza atmak suretiyle imzalandığını beyan ettiği kira sözleşmesinin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat edemediğine göre, İ.İ.K'nun 269/2 maddesi gereğince akdi kabul etmiş sayılır. Uyuşmazlıkta yargılamayı gerektiren bir hal bulunmadığından işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.