İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 11/10 uncu maddesi uyarınca yapılan düzeltme çalışmasına itiraz ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacılar vekili dilekçesinde özetle; İstanbul ili Sarıyer ilçesi ... Köyünde kain 8,12 ve 48 parsel sayılı taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olmasına rağmen itiraza konu çalışmalarda orman sınırı içine alındığını ileri sürerek, itirazın kabulü ile kadastro işlemlerinde yapılan hatanın düzeltilmesini ve taşınmazın tarla vasfında olduğunun tespitini talep etmiş, davalılar vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 6292 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin 10 uncu fıkrası 7139 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Ve Gıda, Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat Ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7139 Sayılı Kanun) 54 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırıldığından komisyonun teşkilinde sorun bulunduğu, yetkisiz komisyonun yapmış olduğu çalışmaların değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataları düzeltme çalışmalarının iptaline karar verilmiş, davalılar vekillerinin istinaf istekleri Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, davalılar vekilleri ayrı ayrı temyize gelmiştir.

Dava, orman kadastro sınırlarının düzeltilmesi işleminin iptali isteğine ilişkindir.

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1938 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılan ve kesinleşen orman tahdidi, 1960 yılında yapılan ve kesinleşen tapulama çalışmaları, 1979 yılında 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'na (1744 Sayılı Kanun) göre yapılan 2 inci madde uygulamaları, 1984 yılında 2896 sayılı 6831 Sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun'a (2896 sayılı Kanun) göre yapılan 2/B madde uygulamaları, 1988 vılında 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a (3302 sayılı Kanun) göre yapılan 2/B çalışmaları, 2010 yılında 5831 sayılı Tapu Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a (5831 sayılı Kanun) göre yapılan sınır düzeltmesi çalışmaları ile 6292 sayılı Kanun'un 11/10 uncu maddesi gereğince yapılan, 24.07.2018-27.08.2018 tarihleri arasında ilan edilen ve eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen sınır düzeltme çalışmaları bulunmaktadır.

İlk Derece Mahkemesince; dava konusu orman kadastrosu sınır düzeltme çalışmalarının, dayandığı kanun maddesinin 7139 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırılmasından sonra yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu edilen 6292 Sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastro haritalarındaki teknik hataları düzeltme çalışmalarının iptaline karar verilmiş ise de; aynı Kanun'un 35 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılan düzenlemenin 3402 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesine 13 ve 14 üncü fıkralar olarak eklendiği, her iki düzenlemenin aynı tarihte yürürlüğe girdiği dikkate alındığında itiraz konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Buna göre; işin esası incelenerek, iptali istenen düzeltme çalışmalarında hata bulunup bulunmadığı tespit edilerek oluşan sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf isteğinin esastan reddine dair kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373/1 inci maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.