Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.

A. Sanıklar Hakkında Mala Zarar Verme Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden;
Sanıkların eylemine uyan TCK'nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, 66/4 maddelerine uyarınca hesaplanan 8 yıllık olağan zamanaşımının, mahkûmiyet kararının verildiği 16.09.2014 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE,

B. Sanıklar Hakkında Hırsızlık ve Konut Dokunulmazlığının İhlâli Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 22.01.2013 tarihli ve 2012/6-1431 Esas, 2013/18 Karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, sanıkların mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, hükümde tekerrüre esas alınan ilâmın gösterilmesine gerek bulunmadığı, bu durumun infaz aşamasında gözetilebileceği hususu göz önüne alındığında sanıkların mükerrirliğine esas alınan ilâmların hükümde gösterilmemesi bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 20.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.