Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile
109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucu, Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/13 Esas, 2015/48 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçlardan 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin yaşı hususunda kaçınılmaz hataya düşmediğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, suça sürüklenen çocuk hakkında atılı suçlardan mahkumiyet kararı verilmesi ve beraat kararlarının bozulmasının gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük olan katılan mağdurenin yaşı konusunda kaçınılmaz hataya düştüğü kabul edilen suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdure ile olay tarihinde buluşarak suça sürüklenen çocuğun arkadaşı olan Metin Akay'a ait Mudanya ilçesi Kumyaka Mahallesi'ndeki müstakil eve giderek cebir, tehdit veya hile olmaksızın cinsel ilişkiye girmesi şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu gözetilerek sanığın bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesine yanlış anlam verilerek yazılı şekilde beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/13 Esas, 2015/48 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle suça sürüklenen çocuk hakkında verilen beraat hükmünün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2015 tarihli ve 2015/13 Esas, 2015/48 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2024 tarihinde karar verildi.