HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet, müsadere, nakil aracının iadesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan vekilinin temyiz istemi, sanık ... hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve nakil aracı hakkında da müsadere kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanık ... ve müdafilerinin temyiz istemleri, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin hatalı bir uygulama olduğuna, bilirkişi raporundaki tespitlerin yerinde olmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, güvenlik güçlerince yapılan istihbarî çalışmalar neticesinde, sanık ...'in ... plaka sayılı aracı ile Düzce'den Bolu'ya gümrük kaçağı sigara getirip satacağına dair bilgiler edinilmesi üzerine, bahse konu aracın durdurulduğu ve araçta Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının arama kararına istinaden yapılan aramada, gümrük kaçağı 1.215 adet puro ve 69 paket sigara ele geçirilmiş olup, sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Ele geçirilen eşyalar hakkında dosya arasında kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasının bulunmadığı, bilirkişi raporuna göre ise, eşyaların gümrüklenmiş değerinin Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu görülmüştür.
Nakil aracının sanık ... adına kayıtlı, 2004 model ... marka kamyonet olduğu görülmüştür.
Sanık ... soruşturma aşamasındaki ifadesinde, yaklaşık 10 aydır dayısının oğlu olan ... ile birlikte çalıştığını, birlikte yola çıktıklarını ancak araçta ele geçen sigaralardan haberinin olmadığını, kovuşturma aşamasında soruşturma aşamasındaki beyanlarına ek olarak ise, Düzce'de mola verdikten sonra sigaraların jandarma tarafından ele geçtiğini, Uğur'un sigara kullandığı için bunları araçta bulundurduğunu sonradan kendisine söylediğini beyan etmiştir.
Sanık ... ise, ele geçen sigaraları Düzce'den içmek için satın aldığını, toptan çakmak satışı işi yaptığını ve her Salı günü Sakarya'dan Bolu'ya geldiğini, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.
Sanıklara kamu zararını ödemek isteyip istemediklerine dair mahkemece ihtarda bulunulmadığı görülmüştür.

A. Nakil Aracının İadesi Kararına Yönelik
Suçta kullanılan nakil vasıtasında ele geçirilen eşyaların nakil vasıtalarının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat bulunmadığı ve suça konu eşyaların gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının maddî değeri gözetildiğinde müsadere edilmemesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararına Yönelik
Ayrıntıları gerekçe bölümünde anlatıldığı üzere, güvenlik güçleri tarafından edinilen istihbarî bilgiler üzerine, sanık adına kayıtlı bulunan araçta Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, miktar itibarıyla ticarî mahiyette ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunan sigara ve puroların ele geçmesi, sanığın diğer sanık ile birlikte yola çıktıklarını ve yaklaşık 10 aydır da birlikte çalıştıklarını kabul etmesi karşısında, üzerine atılı suçtan mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararına Yönelik
Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup sanık ... müdafilerinin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğunun bozmayı gerektirmesi,

2.Ele geçen gümrük kaçağı eşyalar hakkında Gümrük İdaresi'ne KEMT varakası düzenlettirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklamasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan ve mahkemece alınan savunmasında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ettiğini beyan eden sanığa, dava konusu eşyanın Gümrük İdaresince hesaplanan "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplam tutarı" olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4.Ele geçen eşyanın niteliği ve suç tarihine göre kamu davasına katılma hakkı olmayan Tütün Ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun katılan olarak kabulü ile lehine vekâlet ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Nakil Aracının İadesi Kararına Yönelik

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararına ve Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararına Yönelik

Gerekçe bölümünde (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan vekili ile sanık ... sanık müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

20.05.2024 tarihinde karar verildi.