Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2014/41 Esas, 2015/197 Karar sayılı kararı ile; sanığın yolda karşılaştığı katılan mağdureye "Bana bugün vereceksin yoksa seni bırakmam" dediği, katılan mağdurenin göğüslerine ve cinsel organına dokunduğu, ağzını kapattığı, kastının organ sokmak suretiyle cinsel istismara yönelik olduğu ancak katılan mağdurenin bağırması üzerine yardıma gelen bir şahsın müdahalesi sonrası sanığın eylemini tamamlayamadığı şeklinde kabul edilen olayda, çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın katılan mağdureye yönelik eylemleri nedeniyle beraat ettiği İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/140 Esas sayılı dosyası ile iş bu dosyadaki iddiaların aynı nitelikte olduğunu, her iki suçun teşebbüs aşamasında kaldığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir
B. Sanığın Temyiz İsteği
Sebep bildirmeksizin hakkında verilen beş yıl hapis cezasını temyiz ettiğine ilişkindir.
1.Mahkemenin gerekçesinde katılan mağdurenin aşamalarda uyum gösteren ve itibar edilmemesi için sebep bulunmayan beyanlarının hükme esas alındığı bildirilmiş ise de; hazırlık aşamasında sanığın eliyle göğsüne ve cinsel organına, duruşmada sadece göğsüne dokunduğunu, yine hazırlık aşamasında konuşma teklifini kabul etmediği sanığın "Bak daha kötü olur" diyerek koluna girdiğini ve bu şekilde yürümeye başladıklarını beyan eden katılan mağdurenin duruşmada "Konuşursam bir daha rahatsız etmeyeceği düşüncesiyle sanıkla yürümeye başladık" şeklinde anlatımda bulunduğu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; katılan mağdurenin beyanları arasında bahsi geçen çelişkiler giderilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kabule göre ise;
a)5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi delaletiyle ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna teşebbüsten verilecek cezanın hakkaniyet gereği aynı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçu için öngörülen asgari cezadan az olamayacağı gözetilmeden eksik cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
b)Sanığın sübut bulduğu kabul edilen eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçu oluşturduğu gözetilmeden hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.06.2015 tarihli ve 2014/41 Esas, 2015/197 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.