Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ-OLAY VE OLGULAR

1.Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/32 Esas, 2015/92 Karar sayılı kararı ile sanıkla mağdurenin kaçmalarından sonra birlikte yaşadıkları bir aylık dönemde cinsel ilişkiye girdikleri şeklinde kabul edilen olayda, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.03.2019 tarihli ve 14-2015/333391 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği; sebep bildirmeksizin kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

1.Katılan mağdurenin olayın ilk intikalinden sonra 24.07.2013 tarihinde savcılık aşamasında sanıkla cinsel ilişkiye girmediklerine dair beyanda bulunması, 14.08.2013 tarihinde katılan mağdurenin evden kaçması nedeniyle babasının kayıp ihbarı neticesinde sanıkla katılan mağdurenin ilk kaçtıkları 06.06.2013 olan suç tarihinden iki ay sonra aldırılan vajinal muayene raporunda eski yırtık tespit edilmesi, bu aşamada katılan mağdurenin eniştesi olan Mustafa'nın istismar eylemlerinden bahsetmesi, sanığın inkara dayalı savunması ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Kabule göre; Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının gözetilmesi lüzumu bozma nedeni yapılmıştır.

3. Bozma sebebine göre Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Çorum 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2014/32 Esas, 2015/92 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2024 tarihinde karar verildi.