Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 14/09/2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 06/05/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkilinin davalılardan ...’den Marmaris 2. İcra Müdürlüğünün 2012/1613 Esas sayılı dosyasına konu olan borç nedeni ile alacaklı olduğunu, borçlu-davalı ...’in babası ...’den kalan ... ili, .. ilçesi, .. Köyünde bulunan 997 parseldeki hissesine ilişkin ortaklığın giderilmesi davası açmak için Marmaris 2. İcra Hukuk Mahkemesinden yetki aldıklarını beyanla taşınmazdaki ortaklığın satış yolu ile giderilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Borçlunun elbirliği halinde ortak olduğu taşınmazlarda borçlu ortağın alacaklısı İcra Hakimliğinden İcra İflas Kanununun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Bunun için icra hakiminden yetki belgesi alınması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan icra müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip davacı tarafa icra hakiminden yetki belgesi almak üzere süre verilmelidir.

İcra mahkemesinden alınan yetkiye dayalı olarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir.
Borçlu ortağın alacaklısı tarafından açılan davalarda birden fazla taşınmaz dava konusu edilmiş ise icra takibine konu borç miktarına göre dava tarihi itibariyle taşınmazlardan borçlu ortağın payına düşecek değerin tespit edilerek borca yetecek kadar (sayıda) taşınmazın ortaklığının giderilmesine karar verilmesi, fazlaya ilişkin istemin reddi gerekir.
Bu şekilde açılacak davalarda borçlu ortak (paydaş) dahil tüm ortakların (paydaşların) davaya dahil edilmeleri zorunludur.
Somut olayda, karar tarihinden sonra 03.08.2016 tarihinde borçlunun paydaş olduğu dava konusu taşınmazda elbirliği mülkiyeti sona erdirilip paylı mülkiyete geçildiğinden davacının hukuki yararı kalmamıştır. Bu nedenle davanın reddi gerekmektedir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 06.02.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.