Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 120 ada 94 parsel sayılı 382,32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 120 ada 94 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının davalı ... adına, 3/4 payının ise ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından yargılama giderine yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dosyasına yansıyan bilgi ve belgelere göre, davalı ...'nın 13.12.2010 günlü oturumda kendisine yöneltilen davayı kayıtsız ve koşulsuz kabul ettiği belirlenmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan HUMK'nun 94.maddesi hükmüne göre kural olarak davalı tarafın davayı kabul etmesi halinde yargılama giderlerinden sorumlu tutulması, bunun sonucu olarak davacı tarafın yaptığı giderlerin davalıdan tahsiline hükmedilmesi gerekir. Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmüne göre davanın kabulü halinde davacı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması için davayı kabul etmesi yeterli olmayıp aynı zamanda ve birlikte kabulün en geç taraf teşkilinden sonraki ilk duruşma oturumunda yapılması ve davalının hal ve durumu itibarı ile dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması gerekir. Bu iki koşuldan herhangi birinin gerçekleşmemiş olması halinde davanın kabul edilmiş olması nedeniyle davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekeceği kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince davalı ...'ya dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, mahkemenin 03.08.2009 günlü birinci oturumunda davayı açıkça kabul etmemiş, delillerini bildireceğini beyan etmiş, mahkemenin 13.12.2010 günlü sekizinci oturumunda ise davayı kabul etmiştir. Bu yönler gözetildiğinde davalı ...'nın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği kuşkusuzdur. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...'nın sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece 120 ada 94 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olduğu halde hüküm fıkrasında dava konusu taşınmazın maddi hata nedeniyle 127 ada 94 parsel olarak yazılması isabetsiz olduğu gibi, dava konusu 120 ada 94 parsel sayılı taşınmazın 3/4 payının ... ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verildiği, miras bırakan ... ... mirasçıları adlarına payları da gösterilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken infazda tereddüt yaratır şekilde hüküm kurulması dahi isabetsiz, davalı ...'nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden; hükmün 1. bendinin ikinci satırında yazılı bulunan “...127 ada 94...” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “...120 ada 94...” sözlerinin yazılmasına, yine hükmün 1. bendinin üçüncü ve dördüncü satırında yazılı bulunan “...1/4 hissesinin davalı ... oğlu ... adına, 3/4 hissesinin ise ... oğlu ... ... mirasçıları adına...” sözlerinin çıkarılmasına, yerine “...tamamı 16 pay kabul edilmek suretiyle 4 payının davalı ... oğlu ... adına, 2 payının ... oğlu ... ... mirasçısı oğlu davacı ... adına, 2 payının oğlu ... ... adına, 2 payının oğlu ... ... adına, 2 payının kızı ... ...(...) adına, 2 payının kızı ... ...(...) adına, 1 payının kendinden evvel ölen oğlu ... ... oğlu ... ... adına, 1 payının kendinden evvel ölen oğlu ... ... kızı ... ...(...) adına..." sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından, harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde davalı tarafa iadesine, 17.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.