Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tebliğnamede yer verilen "...toplanan paraların sanık tarafından öncelikle yapılan işin karşılığı olan ödemeleri gerçekleştirmek amacıyla sanık tarafından şahsi olarak çekilen kredilere mahsup edildiği..." şeklindeki olay anlatımının iddianamede yer almadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın üzerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 28.04.2015 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.