Mahkûmiyet
Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2016/51 Esas, 2016/606 Karar sayılı kararının, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Sanık müdafiinin tefhim edilen 13.05.2016 tarihli karara karşı 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddesi uyarınca öngörülen 1 haftalık temyiz süresi geçtikten sonra temyiz isteminde bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, müdafi bulunsa bile sanığın da temyiz hakkı bulunduğundan ve kararın daha önce ayrıca sanığa tebliğ edilmediği anlaşıldığından, gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun şekilde (Sanığın cezaevinde olması hâlinde cezaevinde 5271 sayılı Kanun'un 35/3 ve 263. maddelerine uygun olarak bizzat kendisine okunup anlatılmak suretiyle tebliği, aksi hâlde sanığın son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması hâlinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliği ile, tebliğ - tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2024 tarihinde, oy birliğiyle karar verildi.