Mahkûmiyet, tayin edilen cezanın infaz edilmemesine, müsadere

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) “haklara tecavüzün önlenmesi” başlıklı 81 inci maddesinde düzenlenen bandrol yükümlülüğüne aykırılık eyleminin aynı eserle ilgili olarak şikâyet üzerine soruşturulan/kovuşturulan ve aynı Kanunun "manevi, mali ve bağlantılı haklara tecavüz" suçunu da oluşturduğu somut olayda; ... meslek birliğinin 6 aylık kanunî şikâyet süresi içerisinde dava konusu edilen materyaller yönünden hak sahibi olduğunu kanıtlayan hukuken geçerli belgeleri ibraz etmesi nedeniyle sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası ile suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulmuş ise de;

Hükümden sonra 17.07.2020 tarihli ve 31188 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin, 12.06.2020 tarihli ve 2019/74 Esas, 2020/29 Karar sayılı kararı ile 5846 sayılı Kanun'un 23.01.2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanun'un 143 üncü maddesiyle değiştirilen 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrasında düzenlenen “Bandrol yükümlüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71 inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde, fail hakkında sadece 71 inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak; verilen ceza üçte biri oranında artırılır.” hükmünün iptal edilmesi ve sanığın eylemine uyan bandrol yükümlülüğüne aykırılık eylemi ile ilgili hak sahibi kişilerin hukuken geçerli belgeleri süresi içerisinde sunarak şikâyetçi olması nedeniyle hem manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz başlıklı 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçun hem de aynı Kanun'un 81 inci maddesindeki sanığın eylemine uyan ve re'sen takibi gerektirmesi nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253 ve devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmayan bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunun oluşacağı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44 üncü maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hüküm kurularak sanığın hukukî durumunun yerel Mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

Kabule göre de;
Sanık hakkında temel ceza belirlendikten ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca gerekli artırım ve takdiri indirim nedenleri uygulandıktan sonra zincirleme suça esas teşkil eden ve kesinleştiği anlaşılan ilâmın mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, söz konusu cezanın netice cezadan düşülmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.05.2024 tarihinde karar verildi.