Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafiin temyiz isteği; eksik inceleme sonucu karar verildiğine, bozma ilamına uygun hüküm kurulmadığına, sanığın 25 yıl yaşadığı ve iki çocuk sahibi olduğu köyüne dostlarıyla görüşmek için gitmesinin hayatın olağan akışına uygun olduğuna, sanığın suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Temyiz dışı sanık ... tarafından ecrimisil talebiyle sanığa karşı açılan hukuk davasında 10.08.2012 tarihinde yapılan keşif sonucu suça konu yerin orman olduğunun tespiti üzerine sanık ve temyiz dışı sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, diğer sanıklardan fırsat buldukça suça konu yeri kullandığını, bozma sonrası savunmasında ise Cumhuriyet savcısı huzurunda alınan ifadesindeki beyanını tekrar ettiğini beyan etmiştir. 05.04.2013 tarihli savcılık ifadesinde de suça konu yerde 3 yıldır fındıkları kendisinin topladığını beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve 30 yaşlarında fındık ağaçları dikili olduğu tespit edilmiştir.

Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

16.05.2024 tarihinde karar verildi.