Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2013 tarihli ve 2013/971 Esas, 2013/1274 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Ankara 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2013 tarihli ve 2013/971 Esas, 2013/1274 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 05.06.2017 tarihli ve 2017/8724 Esas, 2017/13150 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Ankara 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli ve 2017/628 Esas, 2019/474 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 62 inci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
1.Katılanın ikametinde kullanmış olduğu kombinin arızalandığı, internetten ulaştığı sanığın kombinin arızasını gidermek için yeğeni ... ile birlikte katılanın ikametgahına geldiği, kombi kartının yandığını bunun için arızanın giderilmesi için kombiyi 450,00 TL karşılığında 4 yıl garanti vermek suretiyle yapılabileceğini, yanan kartı ertesi gün değiştireceğini söylediği, sanığın telefonu ile görüştüğü kişiye garanti başlatmasını söylediği, katılanın 450,00 TL'yi sanığa verdiği, üç gün sonra ...'nin yeni bir kart ile geldiği, kartı değiştirdiği, ancak problemin devam ettiği, regülatörlü kart ücretinin 140,00 TL fazla olduğunu belirterek katılandan 140,00 TL daha ücret aldığı, katılanın arızanın devam etmesi üzerine sanığa ve yanındaki ...'ü tüm aramalara rağmen ulaşamadığı, katılana sanığın işlettiğini belirttiği İlke Teknik Mühendislik'e ait sabit telefon numarası ile ulaşım sağladığında sanığın ve ...'nin bir koçan sipariş raporunu alarak işletmelerinden ayrıldıklarının ifade edildiği, katılandan suç tarihinde 450,00 TL, üç gün sonra ise 140,00 TL almak suretiyle kombideki arızayı gidermediği, bu şekilde hileli davranışlarda bulunarak menfaat temin etmek sureti ile üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görüldüğünden sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Bozma sonrası sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı yönünde 18.02.2019 tarihli rapor düzenlendiği görülmüştür.
3. Katılanın beyanları, sanık savunması, ilgili kollukça tutulan tutanaklar, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları, uzlaştırma raporu ve diğer deliller dosya arasındadır.
4. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
1.Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
2. Sanığın, katılanın ikametgahına soruşturma aşamasında tefrik kararı verilen yeğeni ... ile birlikte gittiği, iki ayrı zamanda farklı nedenler ile katılandan para alındığı, bu şekilde gerçekleşen eylemde katılandan iki ayrı zamanda menfaat edilmiş olduğunun dosya kapsamından anlaşılmasına karşın, her iki sanığın konumları belirlenmek suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli ve 2017/628 Esas, 2019/474 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.05.2024 tarihinde karar verildi.