Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı .... aleyhine 23/07/2007 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 30/11/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
Dava, haksız fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar; davacı ve davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, kredi kartını çalan kişinin davalıya ait işyerinden 20.000 TL'lik harcama yaptığını, çok yüksek miktarlarda ardı ardına kullanım olmasına rağmen davalının imza ve kimlik kontrolü yapmadığını, durumdan şüphelenmediğini, bu durumun davalının, kartı kullanan kişi ile birlikte hareket etme kastını gösterdiğini, kredi kartı borcunu bankaya ödemek zorunda kaldığını, banka aleyhine açtıkları istirdat davasının reddedildiğini belirterek, bankaya ödediği miktarın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın bir yıllık haksız fiil zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, kimlik kontrolü yaptığını, kusurunun olmadığını, kuyumcu dükkanından bu tutarda harcama yapılmasının olağan olduğunu, kartın kaybolduğunu davacının bankaya geç bildirdiğini, yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, davacı ve davalının %50 oranında kusurlu olduklarını kabul eden bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının kredi kartınını çaldırdıktan sonra kartı çalan veya bulan kişilerin, davalıya ait işyerinden harcamaları bölerek iki günde yaklaşık 20 ayrı harcama yapması, buna rağmen davalının durumdan şüphelenmeyerek imza ve kimlik kontrolü yapmadan kartın kullanılmasına rıza göstermesi, ayrıca yapılan bu harcamalara dair satış faturalarının olmaması davalı yönünden bir kusur ise de, davacının kartını çaldırdıktan sonra hemen bankaya haber vermeyerek aradan yaklaşık 2 hafta geçtikten sonra bildirimde bulunması davacı yönünden davalıya karşı bir kusur olarak kabul edilemez. Davacının bu şekilde geç bildirimde bulunması ancak bankaya karşı ileri sürebileceği hakları yönünden bir kusur olarak kabul edilebilir. Şu halde, haksız fiil faili olan davalının bilirkişice belirlenen zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken hesaplanan zarar üzerinden %50 kusur indirimi yapılması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
3-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklandığından davada uygulanacak olan faiz ölçüsü avans faizi olmayıp yasal faizdir. Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, davalının yasal faiz yerine avans faizi ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacı yararına, (3) numaralı bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ilk bentte gösterilen nedenle davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının reddine ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 17/12/2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
(M)
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, özellikle davacının kredi kartının çalındığını 2 hafta sonra bankaya bildirdiği gözetildiğinde bozma kararının 2 nolu bendinde yazılı bozma nedenine katılmıyorum.17/12/2012